NAFİ AYHAN'IN KISA HİKAYESİ

NAFİ AYHAN'IN KISA HİKAYESİ

Akçakoca balıkçı barınağının bir köşesinde sessiz sedasız bekleyiş… Hayatın kendisine sunduğu zorluklara rağmen, yok olmak yerine kaderin karşısında sergilediği onurlu bir duruş onunki… Deniz kenarında gezinti yapanların belki de hiç fark etmediği bir adam, bazen iskelenin başında bazen de barınağın başka bir köşesinde “üretiyorum, öyleyse varım” dercesine bekliyor sizleri.

Adı Nafi Ayhan, 1954 doğumlu. Gazi Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu mezunu. Ankara’da 35 yıl devlet memurluğu yapmış, sanayi bakanlığında şube müdürlüğü ve apk uzmanlığı görevlerinde bulunmuş. Nafi Ayhan’ın hayatı sekiz yıl önce ailecek geçirdikleri trafik kazasıyla altüst olmuş. Kızını kaybettiği kazadan sonra eşiyle ayrılmış, ardından memleketi Akçakoca’ya dönmüş. Yaşadıklarının üzüntüsüyle Parkinson hastalığına yakalanmış. Hareketlerini ve konuşmasını kısıtlayan bu hastalığa rağmen hayata küsmemiş, bir şeyler yaparak ona tutunma çabasında.

Hemşehrimiz Nafi Ayhan, deniz kenarında doğanın çeşitli şekiller vererek hazırladığı ağaç parçalarını bir araya getirip dekoratif eşyalar ortaya çıkarmaya çalışıyor. Onun bu çabasına destek olanlar da var, hiçbir değer vermeden yanından geçip gidenler de. Akçakoca’nın mütevazı bir köşesinde eserlerini sergileyen Nafi ağabeyimizin geçmişine şöyle bir baktık, baktığımız yerde bir insan, bir hayat ve bir sanat gördük. O da bize güler yüzüyle bakarak ilgimize teşekkür edercesine cebinden çıkardığı kestanelerden ikram etti.

HABER YORUM ÖZHAN KIZILTAN



Yorumlar

Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.